Ebru Şallıdan Doğal Peeling Tarifi

peeling

Doğal Peeling İçin Gerekli  Malzemeler

  • 1 çay kaşığı irmik
  • 1 tatlı kaşığı yeşilçay kremi
  • 1 yemek kaşığı gülsuyu

Uygulama: 1 çay kaşığı irmiğin üstüne 1 yemek kaşığı gülsuyunu ilave ederek karıştırdıktan sonra üstüne aktardan veya eczaneden alacağınız 1 tatlı kaşığı yeşilçay kremini ilave edin.

İyice karıştırdıktan sonra önceden temizlediğiniz cildinize göz çevresi hariç uygulayın. 5 dakika bekledikten sonra dairesel hareketler ile ovalayarak yüzünüzden çıkarın. Yüzünüzü ılık su ile yıkadıktan sonra gül suyu ile silin.

Not: Akşam yatmadan önce uygulamanız tavsiye edilir.

Ebru Şallı

Etiketler: , ,

Lazer Epilasyon

             Lazer Epilasyon Öncesi Yapılması Gerekenler
  • Lazer epilasyon uygulama bölgesindeki kıllara son 20 gün öncesine kadar ağda,cımbız ve epilatör uygulanmaamış olmalıdır.
  • Seansa gelmeden 3 gün önce uygulama bölgesine jilet uygulanabilir.(yüz bölgesi makas ile kısaltılabilir) Lazer epilasyon seans sırasında kılların cilt yüzeyinde 1 mm uzunlukta olması yeterlidir.
  • Lazer epilasyon uygulama bölgesindeki kıllara sarartma gibi kıl rengini azaltacak işlemler yapılmamış olmalıdır.
  • Lazer epilasyon uygulama bölgesi güneş ve solaryumla bronzlaşmamış olmalıdır.Uygulama bölgesi cilt rengi,kişinin normal cilt renginden daha bronz-koyu olmamalıdır.Bronzlaşmış ciltlerde,cildin normal rengine dönmesi beklenir.
  • Uygulama bölgesine son 15 gün içinde peeling gibi(kimyasal-mekanik)işlemler yapılmamış olmalıdır.
  • Seans sırasında uygulama bölgesinde makyaj ürünü bulunmamalıdır.
  • Lazer epilasyon bölgesine kozmetik amaçla başka lazer uygulaması, botox,dolgu,mezoterapi uygulaması yapılmışsa hekim’e bilgi verilmelidir.
  • Işığa hassasiyete oluşturan ilaç (roaccutane,R.acid..vb)kullanılması durumlarında .hekime ilaç bilgisi verilmelidir.
  •  

             Hamilelik,ağır şeker,kalp,epilepsi hastalarında ve 12 yaş altındaki kişilere Lazer epilasyon yapılmaz.

              Lazer Epilasyon Sonrası Yapılması Gerekenler

  • Lazer epilasyonuygulama sonrası önerilen bir nemlendirici mutlaka kullanılmalıdır.Seans sonrasında gerekli durumlarda cildinize uygun güneş koruyucu kremler önerilecektir.
  • Lazer epilasyon uygulama bölgesinde hafif kızarıklık,yanma hissi oluşabilir.Belirtiler 1-2 saatte kaybolacaktır.
  • Bazı cilt rengi koyu kişilerde, Lazer epilasyon uygulama bölgesinde hafif kabarıklık,kabuklanmalar görülebilir.Bu belirtiler tedavi gerektirmeden 3-4 gün içinde kaybolacaktır.
  • Lazer epilasyon uygulamasından sonra çok sıcak olmamak şartıyla banyo yapılabilir.
  • Lazer epilasyon uygulama sonrasında 15 gün güneşe maruz kalınmamalı,solaryuma girilmemelidir.
  • Lazer epilasyon uygulama bölgesindeki kıllar 3-10 gün içersinde uzayarak dökülecektir.
  • Büyük bölgeler kol-bacak-sırt-gögüs-genital için her seanstan sonra 15 ile 20. günler arasınsa ücretsiz kontrol seansı yapılır.
  • Lazer epilasyon) seans aralıkları yüz bölgesi için 4 hafta,vücut bölgeleri için 8 haftadır.

     

Kaynak: http://www.estebella.com/lazerepilasyon.asp

Etiketler:

Botoks Tedavi Merkezleri

Botox ile Kırışıklık Tedavi Merkezleri

Botoks ile  göz altı, alın ve mimik çizgileri yok edilebilmektedir. Ayrıca koltuk altı ve avuç içi terlemelerinin tedavilerindede uygulanmaktadır.

Botox (Botoks) tedavileri küçük bir şişe ilacla yüzdeki kırışıklıklardan kurtulma demektir. Çizgiler üzerine enjekte edilen ilaçla kasların rahatlaması sağlanır. Rahatlayan kaslar kırışıklığın ortadan kaldırır. Bu tedavinin süresi 12-15 dakikadır. Kalıcılığı ise 4-6 ay arasındadır. Tekrar edildiğinde kalıcılık  sağlanabilir.

Botox’un uygulama yerleri mimik kırışıklıklarının ençok olduğu alın ve göz çevresidir.

Botox (Botoks) tedavisnde en iyi sonuç alınabilecek olan yaşlar 25 ile 60 yaş aralığıdır. 60 yaş üzerindekilerde kırışıklıklar yüz dinlenme halindeyken bile oldukça belirgindir. Bu yaş aralığındakiler için diğer yöntemler daha etkilidir.

Botox (Botoks)  tedavisinin uygulanması çok küçük miktarda ve çok ince iğnelerle yapıldığı için acı hissedilmez veya çok az hissedilir.Anesteziye gerek duyulmaz.Morarma ve kızarıklık oluşmaz. Günlük hayatı etkilemez.

Botox (Botoks) ile yapılan tedavinin etkisi 4-7 gün arasında kendini gösterir.

Eğer Botox (Botoks) tedavilerini tekrarlarsak sonrasındaki uygulamalar daha hafif olur.

Botox (Botoks) uygulamasından sonra egzersiz,ağır kaldırmak ve uygulanan bölgeye masaj yapmaktan sakınılmalıdır.

 

 

Mezoterapi Tedavisi

Mezoterapi Tedavisi

Mezoterapi tedavisi ilk olarak 1952 de Fransada DR.PİSTOR tarafından uygulanmaya başlanmıştır.Bu süreden bugüne  Avrupa’da uygulanmaktadır.Sadece Fransada 15.000 hekim tarafından uygulanılmaktadır.

Dr.Pistor mezoterapiyi az miktarda ilacın problemli bölgeye direk olarak verilemsi şeklinde tanımlamıştır.Mezoterapi tedavisinde az miktarda ilacın direk problemli bölgeye verilmesi ile etkinliği artırılırken ilacın yan etkileride  en aza indirginmiş olmaktadır.

Mezoterapinin uygulanma alanları ise estetik dermatolojide zayıflama ve selülit tedavisi,saç dökülmeleri,cilt gençleştirme ve iz tedavileri olarak sıralayabiliriz.

Mezoterapi16-70 arası sağlıklı her insana uygulanabilen bir tedavidir.Mezoterapi tedavisinin başlıca kullanıldığı alanlar ise selülit,lokal yağlanma,saç dökülmeleri ve cilt gençleştirmedir.Diabet ve hemofili hastaları ne yazıkki bu tedaviye uygun değillerdir.Bu tedaviye ideal olan adaylar düzenli egzersiz yapan kilo fazlası olan selülit yada lokal yağlanma olan kişilerdir.

Mezoterapi tedavisinden önce protein değeri yüksek gida ve içeceklerle beslenip kafein içeren gıda ve içeceklerdende uzak durulması gerekir.Ayrıca soğuk algınlı için kullanılan ilaçlar alınılmaması gerekir.

Mezoterapi tedevisinden sonra en önemli nokta bir süre yani 8 saat içinde sıcak duş alınmaması gerekli diğer  aktiviteler yapılabilir.

Mezoterapi ilaçları FDA onaylıdır.

Mezoterapi ile Liposuction biribirinden farklı uygulamalardır.

Mezoterapi yağ hücrelerini harekete geçirerek doğal yollardan atılmasını sağlarken Liposuction ise yapıldığı alandaki yağ hücrelerini yok eder.Liposuction uygulaması sonrasında uygulanan bölgenin dışında vücüdumuzun farklı bölümlerinde yağalanmalar görülebilir.Ancak mezoterapiden sonra bu tür bir yan etki olamamaktadır.

Mezoterapi sonrası derimiz daha düzgün görünümde olurken Liposuction dan sonra uygulanan bölgede dalgalı veya düzensiz bir deri görünümü olabilir.

Mezoterapi tedavisi cerrahi bir yöntem değldir.Bu nedenle genel anestezi,korse kullanımı ve hastanede yatmayı gerektirmez.

Mezoterapi ile Liposuction arasındaki önemli bir fark ise Liposuction selülüti gidermez,mezoterapi ise selülit tedavisinde etkilidir.

Mezoterapi eğer göz altı torbaları için uygulanmışsa ilk seanslarda sonuçlarını görebilmeniz mümkündür.Eğer selülit ve bölgesel yağlanma problemi için uygulanmışsa tedavinin sonuçları bir kaç seanstan sonra görülmeye başlanmaktadır.Sonuç olarak uygulanan bölgeye göre bu değişmektedir.

Mezoterapi sonrası tedavinin kalıcı olması bireyin düzenli ve sağlıklı yaşam sürdürmesi ve diyet ve egzersizle kalıcılığı mümkündür.Fakat yılda birkez uygulanması ise kalıcılığını olumlu yönde etkiler.

Mezoterapi sırasında veya sonrasında acı veya ağrı duyulmaz nedeni uygulanan iğnenin çok ince (4mm ) olmasıdır.İşlem sırasında rahatsızlık duyan kişiler 45 dk. öncesinde anestezik krem kullanabilirler.

Mezoterapi de yağ birikiminin kaç seansta azalacağı kişinin fizyolojik yapısına bağlıdır.Ama genel olarak 10-15 seansta etkisini gösterir.

Doğal Peeling

Doğal Peeling Evde Peeling Hazırlama

Peeling evde de rahatlıkla uygulanabilecek bir yöntemdir. Ciltteki ölü hücrenin alınarak cildin nefes almasını sağlar. Cilde maske gibi bir bakım uygulanacağı zamanlarda öncesinde bir peeling işlemi hem daha iyi sonuçlar verir hemde cildin gözeneklerini açarak uygulanmış olan bakım işleminin daha verimli ve daha iyi sonuçlar almamıza yardımcı olur.

Peeling işlemi güzellik merkezlerinde uygulandığı gibi evdeki doğal ürünlerlede uygulanabilir.

Cilde uygulanan peeling  mısır  unu ve süt karıştırılarak doğal yollardan elde edilmiş olur.Cilde yuvarlak hareketlerle ve parmak uçlarıyla masaj yapılarak peelin uygulaması yapılabilir.Daha sonra cilt ölü hücreden ve kirden arınmış cilt üzerine soda ile kompres uygulanır.Peeling sonrasında cildinizin nefes aldığını hissedeceksiniz.Hemde doğal yollardan yapılan bu peeling hiçbir kimyasal içermediği için hassas ciltlerede uygulanabilir.

Ayrıca peeling içeren yüz sabunları,temizleme losyonları bulunur.

Cilde uygulanan peelingin asıl amacı ciltte biriken makyaj kalıntıları gözeneklerde biriken kirler ve ölü tabakanın arındırılmasıdır.

Herhangi cilt bakımından önce peeling uygulaması yapılmalıdırki açılan ve nefes alan gözeneklere uygulanan bakımla daha iyi sonuçlar alınabilsin.

 

Karboksi Tedavisi

Karboksi Tedavisi Bilgi:

Karbondioksitin cilt üzerine olumlu etkilerinin incelenmesi ile geliştirimiş bu terapi yönteminde ; cilt altına verilen Karbondioksit gazının cilt elastikiyetini arttırdığı ve uygulama yapılan bölgelerde dokuları sıkılaştırdığı ve selülitin giderilmesi, bölgesel incelme sağladığı görülmüştür.

Sistemin medikal anlamda net olarak kullanılması 1930 yılında başlamıştır.Karbondioksit terapi yöntemi; 1953 yılından itibaren büyük bir gelişme göstermiştir.İlk defa, Kardiyoloji uzmanı, Dr.Jean Bapiste tarafından basılı yayın haline getirilmiş ve Tıp literatürlerindeki geçmiştir.Ciltaltı , karbondioksit gazı uygulamalarının, video mikroskobik incelemelerinde, uygulama yapılan bölgelerde vaskularizasyonun arttığı, bebek ve uyuyan damarlar olarak kabul edilen birçok non-fonksiyonel minik kapiler damarların fonksiyonel olarak devreye girdiği ve bölgenin oksijenasyonunu artırdığı da tespit edilmiştir.Karbondioksit oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılan bir gaz olması nedeni ile Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelir ve dolaşım hızlanır. Karbondioksit hızla uzaklaştırılır. Yağ yakımı birden hız kazanır.

Karbondioksitin bölgesel olarak yağ dokusu içine uygulanması ile yağ hücrelerinde lipolitik etki oluşmaktadır.Bu etki uygulanan bölgedeki kan akımının artmasının ile oluşur.Kan akımı artışı ile birlikte o bölgeye taşınan oksijen miktarı da artarak  yağ hücrelerinin yıkımı sağlanır.
Yağ dokusu içerisine karbondioksit gazı uyguladığımız zaman benzer mekanizmalarla vücudumuz o bölgedeki oksijeni arttırmak için kan dolaşımını arttırır.

Bu olay basitçe şöyle açıklanabilir ;
Fiziki hareketlerin hızlanması ile birlikte vücudumuzdaki enerji ihtiyacını karşılamak için hücresel
metabolik olaylar artar, bunun sonucu olarak enerji ve karbondioksit oluşur.
Oluşan karbondioksiti uzaklaştırmak, enerji miktarını arttırmak için daha fazla oksijene ihtiyaç duyarız.
Bu nedenle de fiziksel aktivitenin artması ile de daha fazla oksijen ihtiyacı gündeme gelir.
Bölgeye ulaşan oksijen ile yağlar daha hızlı yanar ve artmış kan akımı ile de bölgeden kolaylıkla uzaklaştırılır.

Her yaştan herkese uygulanabiliri.. Toksik etkisi yoktur. Kan basıncını etkilemez. Hastanın diyabetinin olması karboksiterapi için engel değildir.

İnsan vücudunda dinlenme esnasında bile, 2 Litre kadar Karbondioksit gazı oluştuğunu biliyormuydunuz.
Normal de vücudumuzda var olan bu gazın hiçbir toksik etkisi yoktur.
Laporoskopik cerrahi de ;Karbondioksit gazı karnı şişirmek amacıyla 20 litre kadar kullanılmaktadır.
Bu kadar büyük bir hacimdeki, karbondioksit gazının bile toksik etkisine rastlanmamıştır.
Oysa; Estetik amaçlı olarak her bir seans da kullanılan karbondioksit, gaz miktarı ise sadece,
200- 300 cc kadar olmaktadır. Dolayısla bu miktarın ne kadar düşük olduğu da görülmektedir.Uygulama bölgesinde hafif bir yanma ve dolgunluk hissi olabilir. Uygulamalar sonrasında bölgede morluklar olabilir,bunlar geçicidir. Uygulamalar esnasında, bölgeye verilen C02 basit el maniplasyonları ile dağıtılmalıdır,hedef uygulama alanı , uygulama öncesinde 4- 6 eşit alana paylaştırılmalı ve her bir alana verilen C02 gaz miktari,30 ile 50 cc yi aşmamalıdır . Bu miktarın aşıldığı durumlarda,
bölgede krepitasyon seslerinin duyulması, kızarıklıkların ve morlukların oluşması,
yanma ve ağrı gibi yan etkileri gündeme getirecektir.

Morluklar özellikle iğnelerin kapiler damarlara rast gelmesinden kaynaklanmaktadır ancak ;
herhangi bir problem oluşturmaz bir müddet sonra da kendiliğinden kaybolur, bu süreyi kısaltmak
amacıyla bölgeye heparinoid etken maddeli pomadların ve soğuk bir kompres uygulanmasi yeterlidir.
Karboksi terapide kullanılan 30 G çapındaki iğnelerle yapılan uygulamalar esnasında ağrı yok
denecek kadar azdır.Dolayisiyla uygulamalar genelde rahattır ve ekstra bir onlem alınmasına gerek yoktur.

Karbondioksit tedavisi, liposuction öncesi ve sonrası, bölgesel zayıflama, doğum sonrası oluşan çatlaklar (Sitriae ),
selülit, sarkma tedavileri dışında ayrıca psoriasis (Sedef hastalığı ) ,antiaging, skar tedavisi, deri greftleri öncesi ve sonrasında,ülseröz ve kapanmayan yara iyileşmelerinde ( Diyabet , Dekubitis ) uygulanmaktadır.

Son dönemlerde özellikle Üroloji de, mikrodolaşım bozukluğuna bağlı Penis Erektil Disfonksiyon problemlerinde, Romatizma problemlerinde ( Otoimmun Artritis ), spor hekimliğinde ,fiziksel aktivitenin ve eforun artırılması , travmatik spor yaralanmalarında iyileşme sürecinin hızlandırılması, Organik ve fonksiyonel periferik arter problemleri, diabete bağlı kılcal damar patolojilerinde, ve damar sertliği ( arterioscleroz) problemlerinde uygulama alanı bulunan Karboksi Terapi yöntemi,uygulaması kolay, emniyetli, yağları eritici , deri elastikiyetini arttırıcı bir tedavi şekli olarak,Medikal Estetik uygulamalar alanında ki yerini almıştır.

Ancak ; Karboksi Terapi uygulamalarının diğer Estetik uygulamalarla ;
( Endermoterapi, Elektrolipolisis, Ultrasound, Elektroterapi , Mezoterapi ) da birleştirilmesi,
daha kısa sürede ve iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olmaktadır..

Uygulamalar esnasında ; mutlaka, kişiye özel bir diyet proğramının düzenlenmesi istenen etkinin daha kısa sürede alınmasına neden olacaktır.

Beklenen etkilerin alınması ve gözle görülür değişikliklerin izlenmesi ancak 5. seans
itibariyle başlamaktadır,çok kısa bir süre içersinde, mucizevi iyileşmeler de beklenmemelidir.
Uygulamalardan tam anlamıyla sonuç almak için, 15 ile 20 seanslık bir terapi süresi gerekli olup,
hafta da 2 ile 3 seans arasında değişebilen bir terapi randevusu düzenlenebilir.
Ancak seanslar arasında ki sure, 48 saat ile 72 saat arasında olmalıdır.
Bu süreye mutlaka dikkat edilmelidir.
Tedavi sonrası etki ise, 6 ay kadar kalıcı olabilmektedir. Dolayısıyla bu süre sonunda ihtiyaclara göre yeni bir kür planının düzenlenmesi gereklidir.

Karbondioksit gazının ciltaltı uygulamasının etkileri kısaca şöyle açıklanabilir.

1- Aktif Vazodilatasyon
2- Bohr Effect ( Arteriolization of blood )
3- Dokuların oksijenasyonunun artırılması
4- Sempatolitik Etki
5- Lipolitik Etki

UYARILAR :

Karboksi Terapi uygulanacak kişilerin, tedavi öncesi aspirin almamaları tedavi sonrası ise, dar ve bedeni sıkı sıkıya saran giysilerden uzak durmaları konusunda kesin olarak uyarılması gereklidir. Ayrıca zorlayıcı ekzersizlerden kaçınılması, uygulamadan ,6- 8 saat sonrasına kadar da sıcak banyo almamaları konusunda uyarılmalıdırlar.

ENDIKASYONLARI

Cellulites
Post surgeries
Liposuction
Fibrosis
Colgajos
Scars
Sitriaes
Helping on the treatment of located adiposity
Peripheral arteriopaties
Microangiopaties
Rheumatology
Psoriasis
Ulcers associated with microangiopaties
Erectyl dysfunction associated with microangiopaties

KONTENDIKASYONLARI

Kidney and respiratory insufficiencies
Acute infract of the myocardium
Arterial hypertension
Tromboflebitis
Epilepsy
Pregnancy
Located infections

Etiketler:

Selilüt-Varis Tedavisi

Selülit-Varis-Basur Bitkisel Tedavi

Selülit hormonal ve dolaşım bozukluğundan dolayı meydana geliyor.Selülit ve varislerden Gotu Kola (Centella asiatica) ile kurtulabilirsiniz.

Selulit ve varis tedavsisi için iyi gelen bitkisel bir ürün olan mucize bitki Gotu Kola ile 45 günde selülitlerden kurtulmaya başlarsınız.Yaklaşık olarak 45 günde etkisini göstermeye başlar.

Gotu Kola selilüt,varis ve hemoroid tedavsinde etkilidir.

 

 

 

 

 

Saç Dökülmesi

 

Saç Dökülmesi Bahar mevsimine girerken birçoğumuzun saçı dökülür.

Dökülen,zayıf,ince ve cansız saçlar için sizlere önerebliceğimiz şampunlardan biride Herbal Glo bu şampuan saçı güçlendirmede doğal bir alternatif olup saç dökülmelerine karşı ülkemizde yeni satışa sunulan doğal bir bileşim.

33 yıldır Tüm dünyada güvenle kullanılan Herbal Glo See More Hair artık ülkemizdede bulunmaktadır.Herbal Glo See More Hair %100 doğal olup sayısız bitki ve vitaminlerin dengeli bir karışımı ile oluşturulmuş bir şampuandır.Ayrıca saç uyarıcı,besleyici olarak iki ayrı ürünü daha bulunmaktadır.

Herbal Glo Saç Uyarıcı Formül;saç foliküllerini uyararak foliküllerdeki mikrosirkilasyonu artırır.Folikülün büyümesine etki eder.saç üretimini tetikler.

Herbal Glo Saç Besleyici Conditioner:Saçlı deride kan akışını artırarak zayıf saçları besler ve geliştitirir.Güçlü ve sağlıklı saç oluşumunu desteklemektedir.

En iyi sonucu almak için Herbal Glo See  More Hair derinlemesine temizleyen şampuan ,besleyici conditioner ve saç uyarıcı formülün üçünü eş zamanlı olarak kullanmak gerekir.

Herbal Glo See More Hair Sağlık Bakanlığı tarfından onaylanmış bir üründür.    

 

Yoga Merkezleri ve Eğitimleri

Yoga 6ooo yıllık bie geçmişe sahiptir.Yoga bedenimizi keşfetmektir.İnsanların daha sağlıklı yaşayabilmeleri için yürütülen çabalardır.

Herkes yoga yapabilir.

Yoga Okulları :Dörde ayrılır.Bunlar aşağıdaki 4 ana başlıktan oluşmaktadır.

Roja Yoga Fiziksel hareketlerin nefes teknikleri ile meditasyon ve araştırmaların birleştiği bir okuldur.

Bhakti Yoga:Duygusal yanı ağır basan kişilerce tercih edilmektedir.Sevgi enerjisinden güç alarak tanrı sevgisini dualarla,şarkılarla kuşatır.

Karma Yoga:Buda daha çok dost canlısı kişiler tarafından tercih edilip tüm işlerin zihinde tanrı merkezli bir düşünce hareketidir.Eylem yogası olarakta adlandırılır.

Jnana Yoga:En zorudur.Bilgiye dayalıdır.Üstün bir zeka ve istek gerektirir.Öğrenci prensip olarak daha önceki aşamalardan geçmesi gerekir.Vedanta felsefesinde bulunan birlik düşüncesini deneyimlemeyi hedefler.

İstanbul’daki Yoga Eğitim Merkezleri;

Anadolu Yakası

Ananda Marga Yoga Derneği
Hamam Sok 84/2 Caddebostan (Beşiktaş şubesi de vardır)
Göztepe 216. 369 8468 – 216. 302 0114

Ataşehir Yoga Merkezi  Gül Berberoğlu ile Ataşehir’de Hatha Yoga
Ajna Yoga Merkezi Hayriye Savcıgil ile Göztepe’de yoga

 Brahma Kumaris – Raja Yoga Meditasyon Derneği
Ücretsiz Raja Yoga Meditasyon Kursları:
Şube: Erguvan Sokak Ardaç Apt. No:4 D:1 Kalamış
 

 

LAZER EPİLASYON

LAZER EPİLASYON
 İstenmediğimiz  tüylerden  kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yolu lazer epilasyon’dur. Soğutma  sistemli lazer tekniği ile yapılan lazer epilasyon ile lazer ısısı cilde zarar vermez ve  doğrudan kıl kökünü yok eden ısıya dönüşür.

Lazer epilasyon kimlere yapılabilir?

Koyu renkli tüyleri olan herkese 12 yaşını doldurmuş kişilere lazer epilasyon uygulanabilir.Eğer tüyler  açık renkli yani pigmenti az ise lazer ışığını emmeyeceği için lazer epilasyondan etkilenmez.Lazer epilasyonun uygulandığı yerler nerelerdir diye soruyorsanız eğer
Gözleri özel gözlüklerle korumak şartı ile göz kapakları hariç tüm vücut bölgelerindeki tüylere lazer epilasyon uygulanabilir.Her seansın süresi konusunda şunları söyleyebiliriz.Bu süre lazer epilasyonda kullanılan cihazların özelliklerine göre değişmekle beraber çok hızlı çalışma özelliklerine sahip cihazlarla yüz 5 -7 dakikada, bıyık 2 - 3 dakikada, bacaklar 1 saatlik sürede yapılabilir.

YKM Cilt Bakım Günleri

Yeni Karamürsel Mağazalarından Cilt Bakım Günleri Başladı haberiniz olsun.

Cilt bakım ürünlerinde , 2. ürün ve üzeri alışveriş yaptığınızda %15 indirim .Üstelik herkese ücretsiz cilt bakımı hediye.

Eğer ücretsiz cilt bakımı yaptırmak istiyorsanız lütfen randevü alınız.Cilt Bakım Kampanyası 14-30 Mart 2008 tarihleri arasındadır.İndirim sadece ilgili markanın cilt bakımı yaptığı ürünlerde geçerli olup başka kampanyalarla birleştirilemez.Bilgi Hattı 444 0 956

Makyaj

Makyaj konusunda bilgili ve eğitim almış kişilerin yapacağı makyaj bizim daha güzel görünmemizi sağlar.

Makyaj teknikleri bilinip yapıldığında çok güzel sonuçlar ortaya çıkarırken,amatörce yapılan bir makyaj güzel bir yüzü çirknleştirebilmektedir.

Makyaj Teknikleri:

Fondöten kullanırken dikkat etmemiz  gereken  önemli bir nokta, genç bir cilde sahip olanlar için hafif formüllü ürünler seçmemiz gerekir. Fondöteni ten rengimize göre seçip sünger veya  elimizle yüze eşit miktarda dağıtırız.Makyajda en iyi sonucu alabilmemiz için cilt tonumuza uygun fondöten ve pudra gibi uyumlu ürünleri tercih etmeliyiz.Cildiniz fazla pürüzlü değilse fondöten yerine pudra kullanmayı da tercih edebilirsiniz. Gülümse ve tam elmacık kemikleri üzerine fırça yardımı ile içten dışa doğru hareketlerle allığını iyice yayınız

Parmaklarımızla  veya  fırça yardımı ile, göz farını, gözkapağına içten dışa, dıştan içe hareketlerle iyice dağıtmalıyız Daha sonra  gözkapaklarınız küçükse daha açık ve parlak tonları tercih edebilirsiniz. Kaşlarının daha kalkık durması istiyorsak altına beyaz far kullanabilirsiniz. Kaş kemiğin çıkıksa koyu bir tonla gölgeleme yapılabilir. Maskaranı sadece üst kirpiklerine uygulanır.Kirpik diplerinden ince bir şerit halinde göz kalemi veya eye liner uygula ve böylece daha çekici bir göz ifadesine sahip olabilirsiniz.

Rujunun daha kalıcı olması için ilk olarak pudra uygulanır.Dudaklarınız ince ise daha açık tonda rujlar kalın ise daha koyu ve daha pastel renkler uygulanır. dudakların belirginliğini göstermek için arzuya göre dudak çizgisi hizasında pembe renkte dudak kalemi uygulanabilir.

Bölgesel zayıflama

Bölgesel zayıflama  konusunda bilgileri uzman kişilerden alınız.

diş estetiği

diş estetiği

Estetik Burun Ameliyatı

Burun Estetiği

Burun estetiği ve nefes darlığı söz konusu ise hangisi önce yapılmalıdır?
Burunda yapılacak işlemlerin tek seansta tamamının bitmesi tercihimizdir. Bu esnada hem burun şekli değiştirilir hem de orta duvar eğrilikleri düzeltilir. Orta duvar anatomisi burun estetiğinde temel direk hükmündedir. Orta duvar rekonstrüksiyonu düzgün yapılmaz ise burun estetiği hüsranla sonuçlanabilir, burun kayması olup eğri burun şekli meydana gelebileceği gibi,ameliyat öncesi sıkıntı vermeyen nefes problemleri bariz bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu yüzden her iki işlemin birarada estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahınız tarafından yapılması en doğrusudur. Birinci seansta nefes darlığı yapılıp sonraki bir seansta estetik yapılması estetik ameliyatının başarısını azaltabilir çünkü birinci ameliyattan dolayı hem malzeme eksikliği hem de dokulara rahat ulaşım zorluğu oluşurken ,kişi içinde ayrı bir travma sebebidir.

Deviyasyon ameliyatını (orta duvar eğriliği) estetik cerrah yapabilir mi?


Estetik cerrahlar esasında estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahtırlar. Estetik tarafında yaptıkları cerrahiye sanat katarlar, plastik tarafında dokuları çok iyi şekillendirirler ve rekonstrüktif açıdan eğer doku eksikliği söz konusu ise onarımını gerçekleştirirler. Bu durumda estetik cerrah buruna hem dış görünüm kazandırır, hemde orta duvar rekonstrüksiyonunu en iyi şekilde yapar. Deviyasyonların klasifikasyonu, düzeltilmesi ve hatta orta duvarın tekrardan oluşturulması en iyi estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrihinin sağladığı teknik zenginliği ve teknolojisi sayesinde gerçekleşmektedir.

Burun estetiği hangi yaşlarda yapılmalı?


Burun estetiği bayanlarda 18 ve erkeklerde 19 yaştan itibaren yapılabilir. Bu yaştan önce yapılması dokuların gelişmesi tamamlanmadığı için sağlıklı olmaz. Dokulara saygı yönünde nekadar ileri yaşta yapılırsa o kadar iyi olur. Ayrıca 45-50 yaş üzerinde kişilerde yapılmasında dikkat gerekir, çünkü bu yaştan sonra kemik yapısı kırılgan olurken burun iç ve dış oluşumları gençliğini kaybetmiş ve hassaslaşmıştır. Burun estetiği yapılacaksa, kırmadan,en az travmayla çok zarif bir şekilde yapılmalıdır.

Burun estetiğinde doğalığı sağlayan faktörler nedir?

Başarılı sonuçlar için, kişinin tercihi ve ameliyatı yapacak cerrahın ortak payda da buluşmuş olmaları gerekir.Başta sizin tercihinizin doğallık olması ve cerrahınız bu doğallığı hissedebilmesi gerekiyor. Daha sonraki aşama, cerrahi yaparken doğallığı kaybeden tekniklerden uzak olmaktır. İlk önce muayene ve tasarım yapılır. İyi bir burun estetiğini gerçekleştirmek için değerlendirme ve tecrübe elele verip hangi cerrahi teknikler yapılacağına karar verilir. Doğallığı kaybeden en önemli faktörlerden birisi doku kaybıdır. Doğal olmayan bir buruna baktığınızda mutlaka doku kaybını görürsünüz. Doku kaybını engellemk için yapılacak işlem kaba cerrahiden uzak durmaktır. İnce ve zarif cerrahide doku kaybı olmaz. Burun kırılmadan yapılırsa, kemik yapısında çıkıntılar oluşmaz, önceden bilgisayar tasarımı gerçekleşirse burunun fazla küçülmesi söz konusu olmaz, mikro-cerrahi teknikleri kullanılırsa dokularda yırtılma ve hasar oluşmaz, teknolojisi ileri olan cihazlar ve aletler kullanılırsa manipulasyonlar kolaylaşır ve cerrah sanatını rahat bir şekilde gerçekleştirir. Burun estetiğindeki hedef, ameliyatın tek seansta , sonucun doğal ve güzel olması, rahat nefes alınabilmesi ve hızlı iyileşmedir.

Burun estetiğinde yapılan bilgisayar tasarımı neden önemlidir?


Bilgisayarda profilden yapılan tasarımlar, estetik cerrah ile burun estetiği isteyen kişi arasında fikir birliği sağlarken, kişininde doğru bilgilendirilmesi yönünden önem taşır. Estetik cerrahıda uygulayacağı yöntemler konusunda yönlendirir. Burun estetiğinde bilgisayar tasarımı muayenenin bir parçasıdır.Bilgisayarın kullanılmadığı dönemlerde estetik cerrahlar kişinin fotografları üzerinde oynama yapıp sonuç gösterirken, günümüzde bilgisayar teknolojisinden faydalanılarak daha net ve güzel sonuçlar verilebilmektedir.

Burun estetiği neden mikro ve zarif yapılmalı?
Burun yapısı zarif olduğundan üzerinde yapılacak cerrrahi işlemler de ince olmalı ve dikkatli davranılmalıdır.Bu inceliğin sınırı yoktur. Tıp teknolojisi ilerlemeye devam ettiği sürece daha detaylı işlemler yapılmaya çalışılacaktır. Bu tarz ince çalışma doku kayıplarını engeller, net sonuç almanın yolunu açar, asimetrilerin oluşmasını engeller, şişlik ve morlukların oluşumunu azaltır ve iyileşme süresini hızlandırır.

Burun estetiğinde mikro çalışmalarda hangi teknolojiler kullanılır?


Burun kemik yapısını kırmadan yapabilen mikro-motor sisitemleri artık dünyada geniş bir şekilde kullanılıyor. Burun dokularına ulaşımda kullanılan mikro-makas çeşitleri dokuların zarar görmesini engeller. Burun estetiği sırasında özel aşamalarda büyüteç lenslerin kullanılması dokuların korunması ve şekillenmesinde yarar sağlar. Özel tasarımlı ışık sistemleri ve endoskopi aletleri orta duvarı görüntülemede ve deviyasyonların rekonstrüksiyonunda önem taşır.

Burun estetiğinde kırma yerine neden mikro-motor kullanılır?

Şu an dünyada her hastanede, her diş hekimliği kliniğinde mikromotor sistemlerini görebilirsiniz. Artık ortopedi, beyin ve omurga cerrahisi, çene cerrahisi ve dişhekimliğinde olmazsa olmaz sistemler olan mikro-motor sistemleri kemikleri zarif bir şekilde kesip, törpüleme yapıyor. Bu sistemler ultra-mikro denecek kadar zarifleşti ve her küçük delikten büyük işler yapacak kadar başarı sağladı. Dünyada çeşitli estetik cerrahi merkezlerinde kullanılan bu sistemler estetik cerrahi literatüründe yar almaktadır. Hedef kemik yapısını kırmadan şekillendirmek ve kırmaktan dolayı oluşan riskleri ortadan kaldırmak.

Kaynak: http://www.burun-estetigi.com/estetik-burun/burun-estetigi.html

Lazer Epilasyon

lazer-epilasyon

Lazer epilasyon,günümüzde sadece bayanların değil baylarında tercih ettiği bir yöntem haline gelmiştir.Oldukça güvenli olan ,etkili sonuçları olan lazer epilasyon yöntemi giderek gelişmektedir.Vücudunuzdaki istenmeyen tüylerden kurtulabilirsiniz.Bunun yanı sıra kasık ve bacak bölgesindeki kıl problemlerinin de  bu yöntemle üstesinden gelebilirsiniz.Lazer epilasyonla vücudunuzun her bölgesi tedavi edilebilir.Ağda,sığ ağda ve epilasyon aletlerinden daha az rahatsızlık verici ve daha üstün etkiyi lazer epilasyon ile sağlayabilirsiniz.Bunun yanı sıra ingilizcede “botox” Türkçede “Botoks” die  bilinen tedavi yöntemide sağlık için çok önemlidir.

Lazer epilasyon vucuttaki istenmeyen tüylerin yok edilmesi için son yıllarda hem bayanlar hem de baylar tarafından tercih edilen bir yöntem olmuştur.

İğneli epilasyon yöntemi de lazer epilasyon gibi istenmeyen tüylerin yok edilmesinde kalıcı bir sonuç elde edilmesini sağlamasına rağmen iğneli epilasyon,lazer epilasyona oranla çok daha fazla zaman almakta,ağrılı ve pahalı olmaktadır.

Lazer epilasyon açık tenli ve koyu renkli tüylenmeleri olan kişilerde en başarılı sonuçların alınmasını sağlamaktadır.Diğer durumlarda ise tam başarılı sonuçların alınabilmesi için lazer epilasyon yapılırken uygulama yapılacak kişinin ten rengi ve tüylenme durumlarına bakılarak her kişi için farklı bir lazer sistemi uygulanarak en başarılı sonuçlar alınmaya çalışılmaktadır.

Lazer epilasyon sonrasında tende iz kalır mı,dijital spektrofotometre aracı nedir ve lazer epilasyon uygulanırken ne işe yaramaktadır,lazer epilasyon fiyatları seans başına mı alınmaktadır,lazer epilasyon garantili bir sonuç verir mi,lazer ışını epilasyonda ne işe yarar,Alexandrite lazer sistemi diğer yöntemlere göre daha mı üstündür,birden fazla seansı gerektiren nedenler nelerdir,lazer epilasyon sonrası kontrol seansları nasıl yapılmaktadır,lazer epilasyon güvenli bir yöntem midir, lazer epilasyonun kimlere uygulanması sakıncalıdır,hangi bölgelere lazer epilasyon uygulanabilmektedir,lazer epilasyonda her seansın süresi ne kadardır,lazer epilasyon tedavisi ağrılı mıdır? gibi tüm sorularınızın cevaplarını  bu sitemizde bulabileceksiniz.

Burun estetik

Burun Estetiği Estetik burun ameliyatı (rinoplasti) ülkemizde kadınların da erkeklerin de en çok yaptırdığı estetik ameliyat. 
BURUN ESTETİĞİ AMELİYATI
Burun estetiğinde (rinoplasti) yapılan işlem kıkırdak ve kemiklerin yapısını değiştirerek buruna yeniden şekil vermek. Daha estetik burun şekli    oluşturmak için bazen kemikleri ve kıkırdakları kesmek, bazen de tam tersine eksik yerlerini tamamlamak ve şekillerini değiştirmek gerekiyor.
Bu ameliyatın estetik cerrahinin en zor ve bilinmezleri en fazla olan ameliyatı olduğunu kabul etmek çok doğru olur.
ESTETİK BURUN AMELİYATI NEDEN ZORDUR
Bu ameliyat zordur çünkü burun kapalı bir kutu gibidir ve siz bu kutunun sadece bir tarafından bu ameliyatı yapmak zorunda kalırsınız. Bu ameliyatta  bilinmezlikler çoktur çünkü burnun yapısını oluşturan kemik ve kıkırdaklar birbirisinden bağımsız olarak ama bir bütün olarak bulunurlar ve iyileşme döneminde farklı davranabilirler. Bu yüzden sonrasında en sık revizyon, yani ikinci bir düzeltme ameliyatı yapılan estetik ameliyat budur. Dünya standartlarında bir cerrahın her 10 vakasından birine revizyon yapmak zorunda kalması normal kabul edilir.
 Diğer yandan bu ameliyat iyi yapıldığında çok iyi sonuçlar verir.
  AMELİYAT:
 Rinoplasti ameliyatı açık ve kapalı teknik olarak iki şekilde yapılabilir. 
 Kapalı teknikte bütün kesiler burun içerisinde yapılır. Cerrah içeriden çalışarak ameliyatı tamamlar. Açık teknikte ise burun ucunda 3-4mmlik bir kesi yapılarak burun ucu açılır. 
 İki teknik arasındaki fark cerrahın ameliyata hâkimiyeti ile ilgili. Burun ucundan yapılan kapalı teknik daha çok bir şişenin içerisinde ameliyat yapmaya benziyor. Eğer sadece şişenin içerisinden bir şeyler çıkarmayı planlıyorsanız sorun çıkmayacaktır ama eğer içeride bir gemi maketi yapmak istiyorsanız işiniz zor. Açık teknikte ise cerrah burnun ön 2/3 kısmında kalan yapılarını önünde görebilir. 
 Hangi tekniğin daha iyi olduğu bu ameliyatı yapan doktorlar arasında hep tartışma konusudur ve bu konuda bir karar verilmiş değil. 
 Yukarıdaki tariflerimden anlayabileceğiniz gibi benim tercihim büyük oranda açık teknik yönünde. Bunun en önemli sebebi görmeden, körleme yapılan ve bu kadar da hata affetmeyen ince bir işin sonucunun iyi olabileceğine inancım olmaması. Zaten birçok cerrahi manevranın sadece açık teknik ile mümkün olabileceği, kapalı teknik ile hayal bile edilemeyecek düzeltmelerin açık teknik ile mümkün olduğu kapalı teknik savunucularının bile itiraz edemediği bir şey. Ben açık yapılan ameliyatlardan sonra revizyon ihtimalinin de düştüğüne inanıyorum.
 Açık tekniğin en büyük handikabı burun ucunda iz bırakması. Ama bu iz, iyi yapılan bir ameliyattan sonra neredeyse belirsiz oluyor ve burnun altında kalıyor. Birçok hasta bu izi ameliyat sonrasında unutuyor. 
 Bu konuda yine de doktorunuza danışın ve ona güvenin. Her cerrah en iyi bildiği ve inandığı yöntemler ile en iyi sonucu alacaktır. Yukarıda anlattıklarım sadece benim kişisel görüşlerim.  
 ÇOK KÖTÜ AMELİYATLAR GÖRÜYORUM, BEN DE Mİ ÖYLE OLACAĞIM ?
 Doğal olmayan, çok küçük, karşıdan bakınca burun delikleri gözüken “ameliyatlı burunlar” ben de görüyorum. Kötü yapılmış bir burun ameliyatını nasıl anlayabileceğinizi ayrı bir sayfada anlattım. Ameliyat sonucunun tamamen ameliyatı yapan doktorun kullandığı tekniklere, becerisine ve yapmak istediklerine bağlı olduğunu unutmayın.
 
 Sadece burnu küçülterek kalkık bir burun şekli vermek doğal olmayan bir sonuç ortaya çıkarır. Modern tekniklerde artık neredeyse hiç bir şey çıkarılmadan sadece dokuların yerleri, konumları ve şekilleri değiştiriliyor.
 
 Eskiden burnu kalkık göstermek amacıyla burnu iyice küçültüp başlama noktası olabildiğince aşağı alınırdı. Böylece sanki burun kalkıkmış gibi bir illüzyon yaratılır ancak elde edilen sonuç doğal olmazdı. Olması gereken burnu başlaması gereken yerden, yani hemen hemen göz bebekleri seviyesinden başlatmak ve bütün şeklini ona göre vermek.
 
 AMELİYATTAN SONRA NASIL BİR BURNUM OLACAĞINI GÖREBİLİRMİYİM?
 Bu amaçla hazırlanmış bilgisayar programları var. Muayene sırasında bir resminiz çekiliyor ve bu resim bilgisayara yüklenerek resim üzerinde değişiklik yapılıyor.
 
 Bu planlama aşamasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hem sizin aklınızda nasıl bir değişiklik olduğunu ben anlayabiliyorum hem de siz benim ne planladığımı, ameliyatta ne yapacağımı görebiliyorsunuz. Estetik öyle bir şeyki sadece anlatarak açıklamak çok zor ve basit bir resim üzerinde görebilmek ve gösterebilmek çok daha açıklayıcı oluyor.
 
 Bu aşamayla ilgili bilmeniz gereken bir kaç nokta var. Kullandığımız programlar hala bir seviyeyi geçemedi. Resimler iki boyutlu ve sadece tam yandan çekilen profil resimleri üzerinde değişiklik yapmak gerçekçi bir sonuç veriyor. Önden çekilen resimlerde ancak bir yere kadar size bir şeyler gösterebiliyorum. Bilgisayar örneğin burnunuzun ucu bir kaç mm. havaya kalkarsa alttan ne çıkacağını bilemediği için bunu gösteremiyor. Çok yakında üç boyutlu programlar ve resim çekme teknikleri kullanmaya başlayacağız ama şu an için bunlar deneme aşamasında ve muhtemelen bir kaç sene daha geçmesi gerekiyor.
 
 Bilmeniz gereken bir diğer noktada bu çizimlerin sonuçta bir planlama olduğu. Bazen hastalarım bana gördükleri çizimin tamamen gerçekleşme ihtimalinin ne kadar olduğunu soruyorlar. Ben de sıfıra yakın olduğunu söylüyorum. Bu çok bilinmeyenli bir denklem çözmeye benziyor ve ameliyat ne kadar doğru ve iyi yapılırsa yapılsın her şeyi önceden yüzdeyüz bilebilmek mümkün değil. Ameliyat sonucunun yapılan planlamanın tamamen aynısı olması ancak bir tesadüf olabilir. Çok yakın olacaktır, benzeyecektir ama asla birebir olmayacaktır.
 
 Bilmeniz gereken bir diğer şeyde resimde gördüğünüz şekil sizin birinci senedeki halinizi gösteriyor. Erken dönemlerde aynada çok daha şiş bir burun göreceksiniz.
 
 Ben bazen ameliyat öncesi ölçüm yaparak altın oranları ve ideal yüz profilini de hesaplıyorum. Yaptığım hesaplar sonucunda da profil resmini elimle çiziyorum.
 
 KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR:
 Her ameliyatta olan kanama riski rinoplastide daha ciddi olabilir. Özellikle burun tıkanıklığını gidermek için burun içerisinde estetik dışı işlemler de yapılacaksa ki gerekli ise mutlaka yapılması gerekir, istenmeyen bir kanama olması ihtimali artar. Burun içerisinde orta büyüklükte damarları barındıran bir organdır. Ama bu tür kanamalar genellikle tehlikeli boyutlara varmazlar ve basit tamponlar ile durdurulabilir.
 
 Ameliyattan sonra nefes yollarınızda sineşi denilen yapışıklıklar gelişebilir ve bunlar nefes almanızı ameliyat öncesine göre daha zor hale getirebilir. Bunun tedavisi genellikle kolaydır ancak ikinci bir cerrahi müdahale gerekebilir.
 
 Çok nadir olarak burnun ortasını oluşturan “septum” denilen yapıda delik oluşabilir. Bu genellikle bir sorun oluşturmaz ama nadiren nefes alırken ses çıkmasına sebep olabilir. Tedavisi zordur ve yeniden ameliyat olmak gerekebilir.
 
 Enfeksiyon burunda neredeyse olmaz denilebilir. Kanlanması çok güçlü olan bu organ iltihaba karşı çok dirençlidir. Bu ameliyattan sonra enfeksiyon gelişirse tıp literatürüne girebilirsiniz. 

Ama bu ameliyat sonrası estetik sorunlar, deformiteler yaşarsanız ya da burun şeklinizi beğenmezseniz kimse şaşırmayacaktır. Dolayısı ile bu ameliyatın en sık komplikasyonu estetiktir. Bu ameliyattan sonra yüzde 10 – 15 gibi tekrar ameliyat olma riskiniz var, dünya ortalaması böyle ve bu son derece normal kabul ediliyor. Önemli olan hangi sorunlar ile tekrar ameliyata ihtiyacınız olduğu. Benim tekrar ameliyat oranım %6-7 arasında, yapma sebebim de çok büyük oranda burun sırtında ele gelen bir çıkıntıyı törpülemek oluyor. Bu tür bir işlem 5 dakika kadar sürüyor, aynı gün normal hayatınıza dönebiliyorsunuz ama yinede ameliyathaneye tekrar girmeniz, bayılmanız gibi tatsız ayrıntılar içerdiği kesin.

Kaynak:http://www.teomandogan.com/burun_estetigi.htm
 

 

Saç Ekimi

sac-ekimi

Saç dökülmesinin nedenleri;hormonal, fizyolejik, androgenetik,saç kıran,demir eksikliği,radyasyon ve bazı kimyasal maddelerin neden olduğu dökülmeler,strese bağlı dökülmeler ve yara nedeni ile saç dökülmesi olarak açıklanabilir.

Saç dökülmesi yeni başladığı dönemlerde saç mezoterapisi uygulanır.Saç mezoterapisi;Saç dökülmesini durdurmak.mevcut saçın daha kaliteli olmasını sağlamak ve yeni saç çıkmasını sağlamak amacıyla,15 dakikalık ortalama 10 seansta özel mezoterapi iğneleriyle bölgesel olarak küçük dozlarda saç derisi altına özel ilaçların enjekte edilmesidir.     Saç mezoterapisi’nin yan etkileri yok denecek kadar önemsizdir.Buna karşın mezoterapi’nin saça etkileri hızlı ve belirgindir.
 
Saç insanoğlunun yüz hatlarını tamamlayan en önemli aksesuardır.Saç dökülmesi insanları gerçek yaşlarına göre daha yaşlı gösterir.Saç ekimi yapılarak dökülen saçların kişiye yeniden kazandırılmasıyla kişi daha genç bir görünüme kavuşur.
          
Saç ekiminde sonucu neler etkiler?
Saç ekiminde,ekilecek saçlar enseden alındığından ense saçlarının sık yada seyrek oluşu,sık ekim ve doğal doğal sonucu elde edebilmek için saç köklerinin iyice ayrıştırılıp epitelinin en iyi şekilde temizlenmesi,saç köklerinde açılan çiziklerin küçük ve ince olması,ekilen saçların kendi saçlarınızla aynı yönde olacak şekilde uygun ön verilmesi,ekimi yapan ekibin tecrübesi saç ekiminde sonucu etkileyen faktörlerdendir.
Ekilen saçlar tekrar dökülmez.Ömür boyu kalıcılığını devam ettirir.Çünkü bu saçlar,en kuvvetli bölge olan enseden alınır ve bir insanın saçı ne kadar fazla dökülmüş olsa bile ense saçları dökülmez. 

Dökülen,zayıf,ince ve cansız saçlar için sizlere önerebileceğimiz şampunlardan biride Herbal Glo bu şampuan saçı güçlendirmede doğal bir alternatif olup saç dökülmelerine karşı ülkemizde yeni satışa sunulan doğal bir bileşim.

33 yıldır Tüm dünyada güvenle kullanılan Herbal Glo See More Hair artık ülkemizdede bulunmaktadır.Herbal Glo See More Hair %100 doğal olup sayısız bitki ve vitaminlerin dengeli bir karışımı ile oluşturulmuş bir şampuandır.Ayrıca saç uyarıcı,besleyici olarak iki ayrı ürünü daha bulunmaktadır.

Herbal Glo Saç Uyarıcı Formül;saç foliküllerini uyararak foliküllerdeki mikrosirkilasyonu artırır.Folikülün büyümesine etki eder.saç üretimini tetikler.

Herbal Glo Saç Besleyici Conditioner:Saçlı deride kan akışını artırarak zayıf saçları besler ve geliştirir.Güçlü ve sağlıklı saç oluşumunu desteklemektedir.

En iyi sonucu almak için Herbal Glo See  More Hair derinlemesine temizleyen şampuan ,besleyici conditioner ve saç uyarıcı formülün üçünü eş zamanlı olarak kullanmak gerekir.

Herbal Glo See More Hair Sağlık Bakanlığı tarfından onaylanmış bir üründür.    

SEO Powered by Platinum SEO from Techblissonline